Haber
Salı 3 Mart 2026 09:21
Salı, 3 Mart 2026, 09:21
FOTOĞRAF Bulgaristan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı
Yazı Boyutu
Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, ülkemizin Ulusal Bayramı vesilesiyle Bulgaristan Ulusal Radyosu BNR’nin çok dilli programı Bulgaristan Radyosuna konuştu ve "Bulgaristan özgürlüğünü hak etti ve kazandı" dedi. Bulgaristan'ın dünya siyasi haritasında yeniden doğuşunun 148. yılını kutluyoruz, bu gün, dünyanın dört bir yanındaki Bulgaristan vatandaşlarını bir araya getiriyor.
Cumhurbaşkanı Yotova, Bulgaristan ve uluslararası gündemdeki güncel konulara değindi ve şu mesajı gönderdi:
“148 yıl önce, Bulgaristan özgürlüğünü kazandığında, bu gün, sadece tarihimizde değil, halkımız olarak bizde de bir iz bıraktı - Bulgaristan'ın beş yüzyıllık esaretin ardından dünya siyaset haritasına geri döndüğü gündür.
Bulgaristan özgürlüğünü hak etti ve kazandı! Rus-Türk Kurtuluş Savaşı, Üçüncü Bulgar Devleti'nin yeniden doğduğu bir dönemin sonu oldu.
Ancak bundan önce, Bulgar halkının ve kimliğinin korunması, Bulgar Ortodoks Kilisesi'nin büyük rolü, Bulgar dilini koruyan ve beş yüzyıl boyunca manevi merkezler olarak kalan manastırlar olmak üzere, Bulgar tarihinin görkemli anlarını hatırlayalım.
Bütün bunlar Rus-Türk Kurtuluş Savaşı'na yol açtı, ancak Bulgaristan ve Bulgar halkı bugün bir ulustan bahsetme, dünyanın ve Avrupa'nın en eski devlet geleneklerinden birinin yeniden canlanmasından bahsetme hakkını kazandı.”
FOTOĞRAF Bulgaristan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı
Dünyanın çatışmalarla sarsıldığı ve güvenlik duygumuzun büyük ölçüde zedelendiği böyle bir günde Bulgaristan vatandaşlarını devlet tarafından korunduklarına dair nasıl rahatlatabilirsiniz?
“Bulgaristan devletinin, sadece Bulgaristan'da değil, yurt dışındaki Bulgar topluluklarının da can ve güvenliğini korumaya hazır olduğunu açıklıyorum.
Çünkü bu son derece endişe verici günlerde, uzun süredir yurt dışında yaşayan ve Ortadoğu'da olup biten her şeyden bizim kadar endişe duyan insanlar da bize baş vuruyor. Bu ülkelerin hepsinde çalışan ve yaşayan birçok Bulgaristran vatandaşımız var. Bulgaristan, onların her birine yardım sağlamaya hazır olacaktır.
Dışişleri Bakanlığımız aracılığıyla gerekli organizasyon yapıldı. Sürekli bilgi alıyor ve eylemlerimizi güvenlik servisleriyle koordine ediyoruz, Bakanlar Kurulu bünyesindeki Güvenlik Konseyi toplanıyor. Hem Avrupa Birliği'ndeki hem de NATO'daki müttefiklerimizle sürekli temas halindeyiz. Genel anlamda birkaç söz söylememe izin verin – belki de bir kadın olduğum için, ben de halktan biriyim ama silahlardan çok barışa inanıyorum.
Son derece ciddi ve bence çok hassas bir coğrafi bölgede yaşıyoruz. Avrupa'nın ve dünyanın bu bölgesinin istikrarı bize bağlı. Ayrıca Orta Doğu'ya açılan kapıyız. Komşu Türkiye'nin bu süreçlerde çok önemli bir rolü var. Bulgar diplomasisi çok aktif olmalı ve kararlar alınırken Bulgaristan her zaman tutumunu belirtmeli ve eylemlerini savunmalıdır.”
Bulgaristan'ın Orta Doğu'daki mevcut duruma ilişkin net tutumu nedir?
" Henüz net bir tutumumuz yok, henüz çok erken. Durum çok hassas ve kimsenin bunu içsiyasi bir mesele haline getirmesini tavsiye etmem.
Şu an en önemli görevimiz ülkemizin güvenliğidir. İkinci olarak da, bu ülkelerde yaşayan, çalışan veya turist olan Bulgaristan vatandaşlarının güvenli bir şekilde tahliye edilmesi için her türlü çabayı göstermektir.
Ülkemizin politikasının, “Silahları bırakın ve gelin müzakere masasına oturalım!” diyen seslerin bir parçası olması gerektiğine inanıyorum.”
Dünyanın bölünmüşlüğünden bahsettiniz, ama Bulgaristan'a bir bakalım- bölünmüşlük, ülkemizin ilerleyebilmesi için bugün çok hızlı bir şekilde kurtulmamız gereken “esaret” değil mi?
“İnsanlar arasında hiçbir bölünme yok! Hatta, bana öyle geliyor ki, toplum olarak hiç olmadığı kadar birleşmiş durumdayız, aynı sorunlara, yoksunluklara, adaletsizliklere sahibiz, bunlar yargı sisteminden başlayıp çocukların hayata eşit bir başlangıç yapamamasına kadar uzanıyor, kimin nerede yaşadığı ve bunun gençlerin geleceğini nasıl belirlediği olmak üzere, ülkedeki dengesizlikler çok büyük.
Tek sözle, toplumda bölünmeden bahsedemeyiz. Ancak endişe verici, tehlikeli ve hepimizin karşı koyması gereken başka bir şey daha var - insanları siyaset yoluyla yapay bir şekilde bölme girişimi.
Bana göre, önümüzdeki seçimlerin iyi organizasyonun yanı sıra en önemli şeylerden biri de, insanların vicdanlarına göre oy kullanma fırsatına sahip olmalarıdır.
Devlet, insanların seçim sürecine ve kurumlara duydukları güvensizliği giderebilecek ve özgürce oy kullanmalarını sağlayabilecek kaynaklara sahip midir?
“Dürüst olalım, bu seçimlerde de, sihirli bir değnekle çözülebilecek bir sorun değil, ancak insanların bir devletin varlığını hissetmeleri için bir yerden başlamak önemli.
İnsanlar, devletin, hükümetin, ülkedeki normal seçimlerin yapılmasını sağlamakla görevli tüm kurumların karşısında bir garantör gördüklerinde, cesaretlerini toplayıp konuşacaklar. Çünkü 21. yüzyılda oy satın almak ne anlama geliyor? Bu, tüm toplumumuz için bir teşhistir, yani, öyle yoksul, öyle yoksun insanlar var ki, en önemli haklarından birini, yani seçme hakkını satmaya razılar.
Süreçler çok derin ve bu iki ayda çözülemeyecek, ancak bu konuda adımların atılacağından eminim. “
FOTOĞRAF Bulgaristan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı
19 Nisan'daki seçimlere yurtdışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının katılımına ilişkin beklentileriniz nelerdir? Bulgaristan Parlamentosu seçimlerine yurtdışında yaşayan vatandaşların katılımı konusunda kamuoyu tartışmasına ihtiyaç var mı?
“Kesinlikle evet! Dinleyicilerimize hatırlatıyorum ki, Cumhurbaşkanı Radev'in ilk görev döneminin başında, yurtdışındaki Bulgar topluluklarının katılımı için organize ve yapılandırılmış seçenekler sunmaya çalıştık.
Seçim Kanunu'nda yapılan ve AB dışındaki ülkelerdeki sandık sayısını sınırlayan son değişiklikleri,sadece tüm Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma ve seçilme konusunda eşit haklara sahip olduğunu belirten Anayasal metin nedeniyle değil, aynı zamanda burada ve yurtdışında Bulgaristan vatandaşı diye bir şey olmadığına, biz ve siz diye bir ayrım olmadığına, hepimizin Bulgaristan vatandaşı olduğuna ve yurtdışındaki Bulgar topluluklarıyla kurduğum sayısız temasın, yurtdışındaki insanların ülkelerini sadece nostaljik duygulardan değil, gerçekten çok sevdiklerini her zaman kanıtladıkları için veto ettim.
Tam tersine, genç ve aktif insanlar bir gün Bulgaristan'a dönmek istiyorlar, hem kendi kariyerlerini hem de çocuklarının geleceğini güvence altına alabilecekleri gelişmiş bir ülke bulmak istiyorlar. Neden bu insanları burada gelişen süreçlerin dışında tutmalıyız? Neden onların seçim haklarını ellerinden almalıyız? Evet, Avrupa Birliği içinde böyle kısıtlamalar yok, ama AB dışında kaç Bulgaristan vatandaşı yaşıyor?”
Bazı bölgelerinin tamamında nüfusunun azalması Bulgaristan için stratejik bir sorundur. İç göç sorununu, ulusal gündemin öncelikli maddelerinden biri haline getirmeye hazır mısınız?
“Ne yazık ki, bu konu sadece seçim kampanyalarında gündeme geliyor. Brüksel'deki bir önceki göreviminden döndüğümden beri, Bulgaristan Bilimler Akademisi'nin çok ciddi bir çalışmayla harika bir iş çıkardığı dışında, bu konuyu ciddiye alan tek bir kurum görmedim.
Bu, yalnızca Cumhurbaşkanının, yalnızca Başbakanın veya yalnızca Halk Meclisi'in görevi olamaz. Burada kapsamlı ve uzun vadeli bir strateji oluşturmak önemlidir, çünkü bu, finansmandan insanların Bulgaristan'ın farklı bölgelerinde yaşama ve eşit başlangıç, eşit şanslara sahip olma olasılığına kadar her şeyi ilgilendiriyor. Gözlemlediğimiz bu çöküşün büyük bir kısmı aslında yurt dışında bulunan insanlardan kaynaklanıyor, ancak hiç kimse vatanını ve ailesini tamamen terk etmedi – herkesin kendi nedeni var.
Bulgaristan Radyosu, 90 yıldır Bulgaristan’ın tarih ve kültür zenginliğini dünyaya anlatarak, merak uyandırıyor ve Hindistan’dan Çin’e, Arjantin’den Amerika ve Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada ülkemize pek çok dost kazandıran önemli bir misyon yürütmektedir. Bugün dünya nefret ve çatışmalarla sarsılırken, yurt dışı yayınlarının ilk seslerinden biri olan Petar Uvaliev’in sözleri hala güncelliğini koruyor: “Radyo, nefretin açtığı hendekleri aşardı.” Günümüzde insanlığın her zamankinden daha fazla insani değerlere ihtiyacı var, ki bu kadınlara özgü bir özellik. Bulgaristan’ın ilk kadın Cumhurbaşkanı olarak, Bulgaristan Radyosu aracılığıyla dünyaya hangi mesajı iletmek isterdiniz?”
“Meslektaşlarım, sizi kutlamak istiyorum, çünkü siz Bulgaristan’ın yurtdışındaki en iyi elçisisiniz. Elinizde ne tuttuğunuzun farkında mısınız bilmiyorum ama siz sadece Bulgaristan’ın dış dünyadaki imajını değil, aynı zamanda Bulgaristan’ın ruhunu da taşıyorsunuz ve her bir Bulgaristan vatandaşının kalbini ve ruhunu dünyaya aktarıyorsunuz. Bugün, Üç Mart’ta benim mesajım nedir? Evet, ben ilk kadın Cumhurbaşkanıyım. Evet, kolay değil ama biz kadınlar üstesinden geliriz. Kulağa iddialı gelmesini istemem, fakat yapabildiğini, istediğini, yeterince güçlü olduğunu, yeterince cesur olduğunu gördüklerinde, erkekler de istekli veya isteksiz bir şekilde yanında olur. Bu çok kaygı verici ve tehlikeli dünyada mesajım şudur: Dünyaya getirdiğimiz çocukları düşünün! Onların sevgiye, cesaretimize, korumamıza ve kendi geleceklerine ihtiyacı var!”
Editör: Elena Karkalanova
Çeviri: Şevkiye Çakır